Mia AnaokullarıTÜVSÜD Fit for Kids Sertifikası

3 Kasım 2026

Bir Ağaç Üşür mü? Birlikte Merak Etmek

Yazan:

Gönülnur Soğancıoğlu

Okul Öncesi Öğretmeni, MİA Anaokulları Emirgan

Bir Ağaç Üşür mü? Birlikte Merak Etmek

Çocuklar bazen biz yetişkinlerin hiç düşünmediği sorular sorar, bazen de en sıradan durumlara beklemediğimiz açıklamalar yaparlar. Onların dünyayı anlamlandırma biçimleri, kendi deneyimlerinden ve kurdukları bağlantılardan beslenir. Bizim için oldukça açık olan bir durum, bir çocuğun gözünde bambaşka bir anlam kazanabilir.

Daha önce gerçekleştirdiğimiz bir koru gezisinde, yapraklarla kaplanmış bir ağacın neden bu şekilde göründüğü üzerine konuşurken çocuklarımızdan birinin “Çünkü ağaç üşümesin diye.” yorumu da bunun güzel bir örneğiydi.

Bir yetişkinin aklına bitkilerin yapısı ya da mevsimsel değişimler gelebilirken, bir çocuk kendi üşüme deneyiminden yola çıkarak ağacın da korunmaya ihtiyaç duyabileceğini düşünmüştü. Belki de onun için yapraklar, soğuk havalarda üzerimize aldığımız bir battaniye gibiydi. Bu küçük yorum, yaratıcı düşünmenin yalnızca yeni bir şey üretmek değil, farklı durumlar arasında bağlantılar kurabilmek olduğunu da hatırlatıyor.

Çocukların günlük yaşamda sıkça sorduğu “Neden?”, “Nasıl?” ve “Niçin?” soruları da aslında bu düşünme sürecinin bir parçası. Bazen daha önce cevapladığımız bir soruyla yeniden karşılaşıyor, bazen de cevabını bildiklerini düşündüğümüz bir şeyi tekrar sorduklarını görüyoruz. “Bunu daha önce konuşmuştuk, hatırlıyor musun?” ya da “Sen aslında bunun cevabını biliyorsun.” gibi ifadeler günlük iletişimimizin bir parçası olabiliyor. Çocuklar aynı soruyu yeniden sorarken öğrendiklerini tekrar değerlendirmek, farklı bir bağlantı kurmak ya da düşüncelerini bizimle paylaşmak istiyor olabilirler.

Bu noktada her soruya hemen cevap vermek yerine bazen “Sen ne düşünüyorsun?” ya da “Bunu nasıl düşündün?” diye sormak, çocukların kendi fikirlerini ifade etmelerine fırsat tanıyabilir. Elbette her soruyu başka bir soruyla karşılamak ya da her merakı uzun bir araştırmaya dönüştürmek gerekmiyor. Bazen birlikte bir kitap incelemek, bir gözlem yapmak veya “Ben de merak ettim, gel birlikte bakalım.” demek yeterli olabilir.

Çocukların verdikleri cevaplar her zaman bilimsel bilgilerle örtüşmeyebilir. Ancak bir düşünceyi hemen düzeltmeden önce o düşüncenin nasıl oluştuğunu anlamaya çalışmak, çocuğun kendi fikirlerine güvenmesini destekler. Sonrasında yeni bilgiler edinmek, araştırmak ve ilk düşüncesini yeniden değerlendirmek de öğrenmenin doğal bir parçasıdır.

Çocukların yaratıcılığını desteklemek için özel materyallere ya da sürekli yeni deneyimler planlamaya ihtiyaç yoktur. Günlük yaşamın içinde karşılaştığımız küçük ayrıntılar, onların merakına alan açmak için pek çok fırsat sunar. Önemli olan her soruya kusursuz bir cevap vermek değil, çocukların kendi cevaplarını oluşturabilecekleri ve düşüncelerini paylaşabilecekleri bir ortam sağlamaktır.

Belki de bir çocuğun “Çünkü ağaç üşümesin diye.” dediği anda yapabileceğimiz en değerli şey, ona hemen doğru cevabı vermek yerine “Bunu nasıl düşündün?” diye merakla dinlemektir.

Çünkü bazen çocukların dünyayı keşfetmesine eşlik etmenin en güzel yolu, onların sorularına cevap vermekten önce, dünyaya nasıl baktıklarını anlamaya çalışmaktır.

Yazan:

Gönülnur Soğancıoğlu

Okul Öncesi Öğretmeni, MİA Anaokulları Emirgan