Ülkemizin içinde bulunduğu deprem gündeminin, bireysel ve toplumsal birçok etkisini gözlemlemekteyiz. Konu hakkında uzunca yazılar, bilgilendirici birçok yayın bu süreci kolaylaştırmak adına üretiliyor. Önemli bir nokta vurgulanmalıdır ki, olağanüstü durumlarda bireylerin kendi normallerinden farklı tepkiler vermeleri, normaldir.
Okul öncesi dönemde çocuğun doğal afetleri anlamlandırabilmek adına bazı bilgilere ihtiyacı olur. Bu bilgilerin çocuğun zihninde, hissettiği duyguyu anlamlandırabilmek adına yardımcı bir işlevi vardır. Çocuk çevresinde duyduğu deprem, fay, yardım, konteyner, artçı, sarsıntı, ölüm gibi kelimelerin anlamlarını sorgulamaya başlayabilir. Titizlikle ve gelişim düzeyine uygun şekilde açıklama yapmak önemlidir. Fakat a** çıklamalarınız daha çok soruya neden olabilir. Bu doğaldır.** Çocuk fay hatlarını, depremin neden olduğunu, evlerin neden yıkıldığını, insanların neden ağladığını, bir daha ne zaman depremin olacağını sorabilir. İçinde yeşeren tüm NEDEN????leri sizlere sunabilir. Cevaplamaya devam etmek, cevabını bilmediğiniz soruları bilmediğinizi belirterek birlikte araştırmaya girişmek ya da süreci bir uzman eşliğinde yönetmek ebeveynlere önerilir. Özellikle 2-3 yaşa kadar sorular sormak, nereden geldiğini bilmediği duygularını ifade etmek ve cevap aramak isteyen çocuk, zor anlar yaşayabilir.
Çevresinde yaşanan doğal afetin anlamını ya da varlığını bile bilmeden; huzursuzluk, tedirginlik, kaygı, ajite tepkiler, bu yaş grubunda görülebilir. Çocuğun ebeveynlerinin ve çevresindeki bireylerin kaygılarını, korkularını, telaşını kendisinde duygu olarak taşımaya başladığını görebiliriz. 3-4-5 yaş grupları tüm bu özellikleri gösterirken aynı zamanda size daha uzun NEDEN???ler sıralayabilir. Kısa akran iletişimlerine de etkilendikleri bu duyguları taşıyabilirler. Birbirlerinden öğrendikleri bilgiler, sizlere yeni sorular ya da kendilerine yeni kaygı içeren boşluklar yaratabilir.
Oyunlarında deprem, yıkım, ölmek, sarsılmak, kaybolmak, kırılmak temaları belirginleşebilir. Çevrelerine ilgileri artabilir. Binaların nasıl yapıldığı, bazılarının neden yıkılmadığı, ölen insanların nereye gittiği, kimlerin öleceği ama kimlerin neden ölmediği gibi soruları doğabilir. Oyununa eşlik edilmesi, hikayesinde kalan boşlukları ebeveynlerin ya da öğretmenlerin doldurmaya çalışması, bu şekilde güven duygusunu pekiştirmeye yönelik adımlar atılması önemlidir.
Duygular geçirgendir. Hakim olduğu ortamdaki bireyleri içine alır! Çocuk çevresindeki huzur ortamını sakinlik ve güven olarak içselleştirirken; doğal afet ile direkt herhangi bir teması olmasa da gerginlik, korku ve güvensizlik, çevreden emdiği duygular olabilmektedir. Bilmek gerekir ki, yetişkinin bu duyguları yaşaması doğal iken, gizlemeye çalışırken gösterdiği çaba çocuk tarafından fark edilebilir. Gerçek duygunuz mutlaka çocuğu etkileyecektir. Bunu bilerek, umutsuzluğa kapılmak ve çocuk için endişelenmek yerine; birlikte keyif aldığınız etkinlikleri hatırlamaya çalışmak, ebeveynin kendini iyileştirmek ile işe başlaması önemlidir. Aynı zamanda ebeveyn ve çocuğun ayrı olduğu, ebeveyn kendi alanındaki iyileşme kaynaklarına yönelirken; çocuğun güvende hissettiğini bildiğimiz ev, okul gibi alanlarda; geniş aile, bakıcı gibi kişilerle, güvende hissettiği ortamlarda vakit geçirmesi uygun olacaktır. Çocuğunuzun duygularının bu şekilde etkilenmesi için doğal afeti direkt yaşaması ya da televizyondan izlemesi, çevredeki deprem hakkında konuşmalardan öğrenmesi gerekmemektedir.
Sadece içinde bulunduğu duygular atmosferine karışan kokuyu almış da olabilir. Güven duygusu sarsılan ya da sadece güvenliğini sorgulama ihtiyacı hisseden çocuk, kaygı ve korku yaşayabilir. Bu duyguların neden olabileceği bazı davranışlar vardır: Ebeveyne daha çok düşkünlük, sıklıkla sarılma ya da dokunma ihtiyacı, ev/okul gibi alanların güvenliğinden emin olmaya yönelik sorular, içe kapanma ya da vurma ve bağırma gibi tepkisel tutum, gece uykularında bölünme, yemek ve duş rutinlerinde bozulma(gözleri kapatmak ya da kaçamayacak bir konumda olmak) vb. Tüm bunlar güveni tekrar inşa edebilmek ya da hatırlayabilmek adına çevreyi test etmeye yönelik tutumlar olarak görülebilir. Doğal afetin getirdiği duyguların doğal, fakat zorlayıcı olduklarını hatırlamak gerekir. Şefkat ve güven ihtiyacı çocuklar ve yetişkinler için ortaktır.


