Okul öncesi dönemde ebeveynlerin okul ile ilgili bazı süreçlerden geçtiğini biliyoruz. Bu süreçler genellikle okula başlamaya karar vermek, uygun okulu aramak, uygun olduğu düşünülen ve öyle olduğu hissedilen okula kayıt yaptırmak şeklinde sıralanır. Tüm bunlar ebeveynlerin yönettiği süreçlerdir. Devamında gelecek süreçler ise artık seçilmiş olan okul ile birlikte yürütülecektir. Okul ve ailenin birbirlerini karşılıklı iki kutup olarak kalması yerine çocuğun gelişimi adına yan yana yürüyen bir takım haline gelmesi, keyifli bir iş birliği ortamının oluşmasını sağlayacaktır. Bu noktada ebeveynin okul ile iş birliğine hazır olması; okulun ise ebeveynin ve çocuğun ihtiyaçlarını doğru analiz edebiliyor olması gerekir.
İŞ BİRLİĞİNİN TARAFLARI KİMLERDİR?
Anne ve babalar, anneanne/dedeler, yardımcı ablalar iş birliğinin aile tarafındaki üyeleri olabilirler. Ebeveynlerin okul sürecindeki adımları ailenin diğer üyelerinden etkileniyor, örneğin anne ve baba çocuğun yemeğini kendi başına yemesini beklerken babaanne çocuğu kendisi yediriyor olabilir. Böyle durumlarda ebeveynlerin kendi yöntemlerinde nazikçe kararlı kalması oldukça önemlidir. İş birliğinin okul tarafını ise okul yönetimi, psikolojik danışmanlık-rehberlik servisi ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Öğretmenin akademik işleyişi, rehberliğin gelişimsel hedeflere ulaşmadaki planlaması, okul idaresinin sağlıklı ve güvenli okul ortamını sürdürebilmesi adına ebeveynlerin iş birliğine ihtiyacı olmaktadır.
PAYLAŞIM HUZURLU BİR GELİŞİM ORTAMI SAĞLAR
MİA’daki şeffaf bilgi paylaşımı ilkesiyle okullarımız, velileri ile yoğun bir paylaşım içerisinde çalışmaktadırlar. Öğretmenlerimiz, öğrencilerin gelişimi adına psikolojik danışmanlık - rehberlik servisi ile birlikte planlama yapmaktadırlar. Grup çalışmalarının yanı sıra oryantasyon süreci,tuvalet alışkanlığı kazandırma, yemek, uyku düzeni gibi günlük rutinleri planlama, duyguları tanıma/anlamlandırma, davranışsal boyutta problem çözme becerileri kazandırma gibi ebeveynle birlikte kararlaştırılmış gelişim hedefleri, bireysel çalışmaları gerektirebilir. Bireysel çalışmalar ve grup çalışmaları ile gelen kazanımların kalıcı olabilmesi için ise ailenin desteğine ihtiyaç duyulmaktadır. Ebeveynlerin yönetmekte zorlandığı durumlarda, kaygılarının ya da sorularının arttığı durumlarda ise okulun desteğine ihtiyacı olabilir. Bu noktada öğretmen ve okul psikoloğu kaygıyı paylaşmaktan, çözüme birlikte yürümekten keyif alacaktır. Psikolog Elif BAYRAKTAR MİA Emirgan – Okul Psikoloğu

