‘‘Değişim’’ günümüz dünyasının en iddialı kavramlarından biri. Mevsimlerin, modanın, gündemin artık çok daha hızlı değişiyor olması ile birlikte bireyin de bu değişimi yakalayıp uyumlanması konuları önem kazandı.
Çocukların rutini sevdiği, rutin sayesinde güvende hissettiği, öngörülebilir bir çevrede yaşaması gerektiğini vurgularız. Peki bunca değişimin arasında çocuklara ‘katı ve sıralı planlanmış’ bir yaşam mı;‘sınırsız özgürlük alanında, sürekli değişen şartlar’ mı sunulmalı?
Katı ve sınırlı bir yaşamın pandemi, küresel ısınma vb. yaşam olayları ile planlanmasının mümkün olmadığını deneyimledik. Aynı zamanda bu, gelişimsel olarak değişen zihin-beden süreçlerine de uyumsuz bir hedef olurdu. Değişken ve sınırsız şartlar ise bireyin regülasyonunu ve sosyal uyumunu zorlaştırıcı sonuçlar doğuracaktır. O halde hedef: öngörebilen, esneyebilen, değişime birey olarak varlığını koruyarak ayak uydurabilen bireyler yetiştirmek olmalıdır.
Okul öncesinde çocukların yeni bir bakıcı, yeni doğan kardeş, taşınma ve yeni ev, yeni okul, mevsim geçişlerinde yeni kıyafetler, küçülen kıyafetlerini başkalarına hediye etmek vb. konular tekrar uyumlanmayı gerektiren başlıca konulardır. Ebeveynlerin bu değişim süreçlerini çocuğa uygun olarak planlaması , tanıtması ve çocuğun eşlik edebileceği alanı ona bırakması önemlidir. Peki nasıl? Sık yaşanılan durumlara dair birkaç önemli not:
-
Havalar soğudu – şort giymek istiyor, mont giydiremiyoruz, terlikle çıkmak istiyor.
-
- Çocuklar bir konuda karar haklarının olmadığı durumlara tepki gösterirler. Siz istediğiniz için giymeleri gerektiğini düşünülerse inatlaşırlar. Soğuğu (ya da öngördüğünüz tehlikeleri) güvenli düzeyde deneyimlemelerine izin verin. Kontrollü kısa bir üşüme anı, kıyafet değişiminin gerekliliğini açıklamış olacaktır.
-
Mevsim değişimi, bakıcı değişimi, taşınma gibi önceden planlanan durumlarda hazırlık aşamasını atlamayın. Gelecek mevsimin özelliklerini; gideceğiniz evin yolunu, odalarını, eşyalarını; yeni bakıcının fiziksel özelliklerini, oyuncu yanlarını çocuğa açıklayın. Sohbetlerinize bu değişimleri katmak çocuğu yeni duruma ısındırmak ve tanıdık hale gelmek için önemlidir.
-
Kararını verdiğiniz durumlar (taşınmak, okula başlamak) ya da kontrolümüz dışındaki durumlar (mevsimler değişir, kardeş doğacak) için açıklamayı yeterli düzeyde yapın. Fazla açıklama ebeveyni yoracağı gibi çocuğun düşüncelerini/beklentilerini karıştırabilmektedir. Bu noktada çocuk durumu tersine çevirmeye odaklanacağı için çıkmaz sokağa girmiş oluruz.
Değişimi çocuğun kabul etmesini beklerken, öncelikle bu değişimi neden yaşadığını anlamlandırabilmesi için yardımcı olmak gerekir. Çocuk, anlamlandıramadığı ‘kararlara’ tepki verir. O halde burada sormamız gereken soru:
Çocuğum mu inat ediyor, ben onun iyiliği için söylediğim şeye ‘itaat’ mi bekliyorum?


